Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran: Türkiye millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, "15 Temmuz'da tüm dünyaya gösterdiğimiz gibi Türkiye darbelere ve darbecilere, millî iradenin vesayet altına alınmasına, demokrasinin ve millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir." dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran: Türkiye millet iradesinin hedef alınmasına asla izin vermeyecektir

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, İstanbul Bölge Müdürlüğü'nde düzenlenen Vesayet İnşalarına Karşı Milli İrade Mücadelesi Paneli'nin açılışında Türkiye'nin demokrasi tarihinde yaşanan darbe ve vesayet dönemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına 16 ve 17 Eylül tarihlerinin Türk siyasi tarihi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek başlayan Duran, eski Başbakan Adnan Menderes ile dönemin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idamlarını hatırlattı.

Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı anan Duran, Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde vesayet anlayışına karşı mücadele veren isimlerin hafızalarda yaşamaya devam ettiğini belirtti.

Duran, seçilmiş siyasetçilerin darbe ve müdahaleler yoluyla tasfiye edilmesini, yalnızca siyasi aktörlere yönelik bir müdahale olarak değil, doğrudan milletin iradesine yönelik bir girişim olarak değerlendirdi.

Yassıada, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na dönüştürüldü 

Duran, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından yargılamaların gerçekleştirildiği Yassıada'nın yıllar boyunca toplum hafızasında acı bir dönemle özdeşleştiğini ifade etti.

Adanın daha sonra Demokrasi ve Özgürlükler Adası adıyla yeniden düzenlenmesinin, geçmişte yaşananların hatırlanması ve demokrasi mücadelesinin gelecek kuşaklara aktarılması açısından önem taşıdığını söyledi.

Türkiye'nin geçmişte yaşanan darbeleri unutmaması gerektiğini vurgulayan Duran, 15 Temmuz gecesinde milletin ortaya koyduğu iradenin, darbe girişimlerine karşı demokratik direncin önemli örneklerinden biri olduğunu dile getirdi.

“Darbeler siyasi mühendislik girişimleriydi”

Türkiye'nin son 60 yıllık siyasi tarihinde farklı dönemlerde askeri ve bürokratik müdahalelerin yaşandığını belirten Duran, bu girişimlerin seçilmiş hükümetler üzerindeki vesayet mekanizmalarını güçlendirmeye yönelik olduğunu savundu.

Duran, 1960 darbesiyle başlayan müdahale döneminin sonraki yıllarda da farklı biçimlerde devam ettiğini belirterek 28 Şubat, 27 Nisan e-muhtırası, 7 Şubat MİT krizi, 17-25 Aralık süreci, Gezi olayları ve 15 Temmuz darbe girişimini örnek gösterdi.

Bu süreçlerin Türkiye'nin siyasi ve toplumsal yapısını şekillendirmeye yönelik müdahaleler olduğunu ifade eden Duran, seçilmiş iktidarlara yönelik gayrimeşru girişimlerin demokratik bir iktidar mücadelesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

15 Temmuz vurgusu

Duran, 15 Temmuz 2016 gecesinde vatandaşların darbe girişimine karşı sokaklara çıkarak demokratik iradeye sahip çıktığını belirtti.

Türkiye'nin darbelere ve vesayet anlayışına yeniden teslim olmayacağını ifade eden Duran, milli iradenin korunmasının yalnızca siyasi kurumların değil, toplumun tamamının sorumluluğu olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin kendi kararlarını bağımsız şekilde alabilen, uluslararası alanda daha etkin bir ülke haline geldiğini belirten Duran, iç siyasette milli iradenin güçlenmesinin dış politikadaki hareket alanını da genişlettiğini savundu.

Gazze ve Türkiye'nin dış politikadaki rolüne dikkat çekti

Konuşmasında Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Duran, Gazze'deki insani kriz karşısında Türkiye'nin diplomatik girişimlerini anlattı.

Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistin meselesini gündemde tuttuğunu belirten Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının da Türkiye'nin dış politikadaki tezlerini ve yürüttüğü çalışmaları uluslararası kamuoyuna aktarmak için çeşitli faaliyetler yürüttüğünü ifade etti.

“27 Mayıs” fotoğraf sergisi açıldı

Program kapsamında “Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs” başlıklı fotoğraf sergisi de ziyaret edildi.

Etkinliğin devamında, Dr. Hüseyin Arslan'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Türkiye'deki vesayet süreçleri farklı akademik perspektiflerden ele alındı.

Panele Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali, Prof. Dr. Tevfik Erdem, Doç. Dr. Ülkü Nur Zengin ve Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş konuşmacı olarak katıldı.

Panelde Yassıada yargılamalarında yaşanan hukuk ihlalleri, sivil siyasetin vesayet baskısıyla karşılaşması ve demokratik kurumların güçlendirilmesi süreci değerlendirildi.

Programda ayrıca Cumhurbaşkanlığı Arşivi'nde bulunan tarihi fotoğraf ve belgelerden yararlanılarak hazırlanan “Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs” adlı kitabın tanıtımı gerçekleştirildi.

Kitapta, 27 Mayıs dönemine ışık tutan ve kurumsal hafızanın korunmasına katkı sağlayan çeşitli tarihi belge ve fotoğraflara yer verildi.


Kaynak: Haber Merkezi